Kılıçdaroğlu: “CHP’nin Değişime Değil Yenilenmeye İhtiyacı Var”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu “CHP’nin değişime değil, yenilenmeye ihtiyacı var. Gazi Mustafa Kemal’in ortaya koyduğu bir çizgi, hedef var. Bunun neresini değiştireceksiniz?’ dedi.

Seçimlerden başarısızlıkla ayrılan CHP’de, fitilini İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yaktığı değişim tartışmaları sürüyor. 

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e konuşan Kılıçdaroğlu, hem ‘değişim’ çağrılarına hem de kendisine yönelik eleştirilere yanıt verdi. Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

“Bunun nesini değiştireceksiniz?”

‘CHP’de değişime değil yenilenmeye ihtiyaç var. Yani bizim partimizin ideolojisi belli. Sosyal demokrat partiyiz. Gazi Mustafa Kemal’in ortaya koyduğu bir çizgi, hedef var. Bunun nesini değiştireceksiniz? Bu hedefimiz değişmez. Sosyal demokrat bir partiyiz, 6 okumuz var.

6 oktan birisi olan ‘Devletçilik’ konulduğu yıllarda, devletin ekonomiye müdahalesi olarak devletin doğrudan fabrika kurması olarak belirlendi. Ama günümüzde o yenilendi ve ‘Refah devleti’ diyoruz. Devletin temel görevi, refah devletini sağlamaktır. Toplumun refah içinde yaşamasıdır. Devletin sosyal devlet olması budur. Milliyetçiliğimiz zaten malum, Türkiye’nin çıkarları üzerine kurulan ya da Türkiye’nin çıkarlarını hedefleyen bir milliyetçilik. Irkçılık temelinde değil. Bizim 6 okumuz belli bunların nesini değiştireceksiniz?

Bizim yenilenmeye ihtiyacımız var? Nedir yenilenme? Örneğin parti tüzüğünün değişmesi lazım. Bunun için de zaten çalışıyoruz. Örgütlerin beklentisi nedir, ne değildir onları alıyoruz. Gerçekten örgütün de çok mutlu olacağı güzel değişiklikler yapacağız ve hayata geçireceğiz.

Yerel seçimlerde ittifak olacak mı?

Yerel seçimlerde çok iyi bir performans yakalayacağımıza inanıyorum.  Pek çok çalışmayı belli bir noktaya getirdik. Aday belirlemelerimiz de iyi olacak. Çok iyi sonuçlar elde edeceğiz. Aday belirlemede şöyle bir yöntemimiz olacak: Tek bir gözlemle aday belirlenmeyecek. Anketler yapılacak, saha araştırması yapılacak. Bizim denetmenler gidecekler alana bakacaklar. “Kiminle kazanırız, kiminle kazanmayız” diye özel çalışmalar yapılacak. Adaylar belirlenecek.

Diğer siyasi partilerle işbirliği merak ediliyor. Yerel yönetimlerde işbirliğini büyük ölçüde halk kendisi yapıyor. Bir belediye başkanı adayını beğeniyorsa, onun parti kimliğinden çok kişiliğine bakıyor, kendi beldesine hizmet verebilecek kişilikteyse rahatlıkla gidip oy verebiliyor. Tabii diğer partilerle nasıl işbirliği olacağı konusunda şu aşamada yorum yapmak doğru değil. Ama ilerleyen zaman içerisinde  işbirliği de gündeme gelebilir,  gelmeyebilir. İşbirliği olursa bu Türkiye genelinde her yerde değil. Belli alanlarda yerlerde olabilir.

“Eksiğimiz de yanlışımız da olabilir”

Ben demiyorum ki “Bizim hiçbir hatamız, kusurumuz yoktur.” Böyle bir şey söylemedim. Eksiğimiz de yanlışımız da olabilir. Ama eleştirinin de sizi doğru yöne yöneltecek çerçevede olması lazım. O zaman biz eleştiriye de eleştirilene de saygı duyarız. Eleştiri tamamen hakaret boyutuna, daha doğrusu hakaret içeren bir yazıya ya da bir söyleme dönüşüyorsa bu eleştiri olmaktan çıkıyor. Ön yargı oluyor. Oysa bir gazetecinin görevi ön yargılarından arınıp siyasetçiyi sağlıklı, tutarlı bir eleştiri çerçevesinde değerlendirmektir. Yani illa övgü olacak diye bir şey zaten beklemiyoruz. Bir politikacının övgüden çok, sağlıklı eleştiriye ihtiyacı var. Biz de eksiğimiz, hatamız, yanlışımız nerede onu düzeltmeye çalışırız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir